1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Kpss Genel Yetenek Türkçe Testi

Konusu 'Deneme sınavları' forumundadır ve Aşk'a İnanmışt'ı tarafından 8 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Aşk'a İnanmışt'ı

    Aşk'a İnanmışt'ı Genel Yönetici Staff Member

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    23.174
    Beğenilen Mesajları:
    2.143
    Bulunduğu Yer:
    ŞANLIURFA
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Skype:
    fehmi56397
    KPSS 1. Halkımız günlük konuşmalarında, insana özgü birçok durumu, “yüz” sözcüğüyle kurulan sözsel bağdaştırmalarla anlatmıştır. Söz gelimi, övünmeyi gerektiren bir duruma yüz akı, ortaya çıkan utanılacak duruma Iyüz karası demektedir. Bir kimsenin çirkinliğini belirt- II mek için yüzüne bakılmaz, karşısındakini utanacak III duruma düşürenler için yüzünün derisi kalın sözünü IV kullanmaktadır. Bir kimsenin çok güzel olduğunu vurgulamak için de yüzüne bakmaya kıyamazsın Vdeyimini... Bu parçadaki altı çizili sözlerden hangisinin, kendinden önce verilen açıklaması yanlıştır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 2. Öyküler dünyanın farklı yerlerinde geçse de okuyandatuhaf bir “bizden”lik duygusu uyandırıyor; aşkın,kararsızlığın, tekinsizliğin ve yalnızlığın evrensel olduğunu,bu öykülerde kendimizi yazara yakalanmışhissettiğimizde bir kez daha hatırlıyoruz. Bu cümledeki altı çizili sözle, okurla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Anlatılanları değişik biçimlerde algılama B) Yaşamla ilgili düşüncelerini pekiştirme C) Anlatılanları yaşadığını duyumsama D) Anılarına bağlı olarak mutluluk duygusuna kapılma E) Okuduklarının doğruluk derecesini düşünme 3. Titizlikle, kılı kırk yararak ortaya koyduğu ürünlerinikitaplaştırmak için yıllarca bekler; kendi deyişiyle,“onların sirkeleşip sirkeleşmediğini” görmek ister. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) İstenilen yetkinliğe ulaşıp ulaşamama B) Eskiyip unutulma C) Olumlu ya da olumsuz yönlerden algılanma D) Zamanla çekiciliğini yitirip yitirmeme E) Başkalarınca örnek alınma 4. Bu sanatçımız daha kitabın başlarında uyarıyor okurunu:“Ötekini oku; derinde, dipte duranı; ince şeylerbunlar.” Bu sözler, onun şiirlerinin anlaşılması içinkendisinin cömertçe önümüze kattığı kılavuzlardır.Bunlara dikkat edilmezse yanlış anlaşılabilir onunşiiri, tekdüze bir tekrarlanış sanılabilir. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Ancak şiirsel birikimi olanların kavrayabileceği anlamlar taşıma B) Açıkça söylenmemiş gizli anlamlar içerme C) Şairin istemediği yönde yorumlara yol açma D) Farklı olmaya çalışırken anlaşılmaz olma E) Karşıt anlamlar taşıma 5. Onun, yazma ve yaratma eylemindeki büyük değişmeye gelişme, kendisinin hem okuru hem de eleştirmeni olmasıyla başladı. Söz gelimi, ilk denemelerinde sıfat kullanma tutkusundan kaynaklanan sanatlı bir anlatımı vardı. Kendisiyle ilk denemeleri üzerinde konuşurken bu tutumuna değinir, “Yine sözcükleri renklerle donatıp onları köpürtmüşsün.” diye takılırdım ona. Kimileyin bunun gerekliliğini savunur kimileyin sesini çıkarmaz, yalnızca gülümser geçerdi. Belli ki bir öz eleştiri sürecine girerdi. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Söylenenleri okurun gözünde canlandıracak anlatımlara başvurmak B) Sözcüklere yeni, çağrışımsal anlamlar yüklemek C) Söyleyiş yönünden süslü, gösterişli, kof bir yapıyı yeğlemek D) Sözcüğün birkaç anlamını birlikte kullanmak E) Kolay anlaşılır, yalın nitelikte ürün vermek 6. (I) İçimize işlemiş “vefasızlık” duygusuna bir tepkigösterme düşüncesiyle bu kitabı yazdım. (II) Kitabımınbaşında da özellikle söylediğim gibi, ben bukitabı ustam Suavi Süalp’le birlikte, mizahımıza yüreğinikoymuş bütün mizahçılara adadım. (III) SuaviSüalp bu kitabı çoktan hak etmiş bir mizah dehasıydı.(IV) Ama 1981’de aniden aramızdan ayrılınca ne yazık ki adı da mizahımıza getirdiği yenilikler de unutuldu.(V) İstedim ki onun adını bile duymamış gençleronu tanısın. (VI) Gerçi bu kitapla ilgileneceklerinipek sanmıyorum ama tarihe sağlam bir belge bırakmakda yeter bana. Bu parçada konuşan kişiye ilişkin numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? A) I. cümlede, kitabı neden hazırladığını açıklıyor. B) II. cümlede, kimi sanatçıların emeğine duyduğu saygıyı gösteriyor. C) III. cümlede, söz konusu kişiyi övgü dolu sözlerle tanıtıyor. D) IV. cümlede, bir üzüntüsünü dile getiriyor. E) VI. cümlede, bir yanlışlığı düzelttiğinden söz ediyor. 7. (I) Yaşamı boyunca az sayıda şiir yayımlamış bir şairdir. (II) Bu yüzden bazen, tembel bir şair olduğu bile söylenmiştir. (III) Oysa, tembellik gibi görünen durum aslında başka bir şeydir. (IV) Bazen bir şiir üzerinde iki, üç yıl süren titiz bir çalışma… (V) Ta ki aksayan bir yön kalmayıncaya ve kendisi, şiiri karşısında huzur buluncaya kadar… Bir şair ve şiirinin anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? A) I. cümlede, saptama yapılmıştır. B) II. cümlede, I. cümlede belirtilenle ilgili yoruma yer verilmiştir. C) III. cümlede, bir yanılgıdan söz edilmiştir. D) IV. cümlede, yetersizlik dile getirilmiştir. E) V. cümlede, önceki cümleyle ilgili bir açıklama yapılmıştır. 8. (I) Bu gezi kitabında yazar, yalnızca “Ne yenir, nerede kalınır, nasıl gidilir?” gibi bilinen, pratik bilgilerle yetinmemiş. (II) Gördüğü yerlerle ilgili bilinen doğal güzelliklere de yer vermiş, atlanmaması gereken, nitelikli, detaylı tarihî bilgilere de. (III) Tüm bunlar, kitabın profesyonel düzeydeki alt yapısını oluşturmuş. (IV) Bana göre bu kitabın, öteki gezi kitaplarından ayrılan başka bir özelliği daha var. (V) O da, anlatılan her yere ilişkin olarak dile getirilen insan öyküleri, insani ayrıntılar, küçük öyküler… Bir kitabın anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? A) I. cümlede, alışılmışın dışında bilgilere yer verildiği belirtilmiştir. B) II. cümlede, önceki cümlede belirtilenlerle ilgili açıklama yapılmıştır. C) III. cümlede, daha önce anlatılanların kitabın değerini belirleyen yönler olduğu söylenmiştir. D) IV. cümlede, daha sonra söyleneceklerle ilgili bir giriş yapılmıştır. E) V. cümlede, anlatılan pek çok şeyin birbirine benzediği üzerinde durulmuştur. 9. (I) Sanatçı, bütün yapıtlarında öne sürdüğü görüşleriaracılığıyla “Doğu ve Batı arasında köprü kuruyor.”(II) Ancak onun yapıtları, bunun çok ötesinde bir niteliktaşıyor. (III) En başta insanın içsel çelişkileriniustaca betimliyor. (IV) Yaşamın karmaşıklığının, çeşitliliğinin yorulmak bilmez bir tanığı bu yapıt. (V) Batı’nın postmodern roman tekniğini ve Doğu’ya özgü geleneksel anlatım biçimlerini bir potada eritiyor. (VI) Herkesi, kendi sorunlarıyla yüz yüze getiriyor.
     

  2. Aşk'a İnanmışt'ı

    Aşk'a İnanmışt'ı Genel Yönetici Staff Member

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    23.174
    Beğenilen Mesajları:
    2.143
    Bulunduğu Yer:
    ŞANLIURFA
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Skype:
    fehmi56397
    Bir sanatçının yapıtlarının anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi “içerik”e ilişkin değildir? A) I. B) III. C) IV. D) V. E) VI. 10. Türkçe sözcüklerin sonunda yumuşak ünsüzler (b, c,d, g) bulunmaz, sert ünsüzler (p, ç, t, k) bulunur. Böylesözcükler, ünlü ile başlayan bir ek alınca sondakisert ünsüzler yumuşar. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kuralı örneklendirmemektedir? A) İlerlemiş yaşına karşın saçının bir teli bile ağarmamış. B) Yurdunu on yıldır görmediğini söylüyordu. C) Bizim sokağın kaldırımları onarılacakmış. D) Tarla birkaç kez sürülünce toprağın verimi artıyor. E) Anlattıklarının çoğu bilinen şeyler olduğu için ilgimi çekmemişti. 11. Aşağıda verilen cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bağlaç olarak kullanılmamıştır? A) Derse geciktim, çünkü trafik sıkıştı. B) İstersen oraya gideriz de, gece vakti nasıl döneceğimizi düşünüyorum. C) Sabah saçımı kestirdim, sonra taksitleri ödemeye gittim. D) Alışverişe çıktım, yalnız istediğin deterjanı bulamadım. E) Suratı asıktı, meğer bana kızmış. 12. (I) Dönüp dolaşıp yine o parka geldi. (II) Küçük bir parktı burası. (III) Yeni yapılmıştı. (IV) Birkaç yıllıktı henüz. (V) Güzel ve sağlamdı kanepeleri daha. (VI) Her akşamüstü bunlara insanlar oturup seyrediyorlardı çevreyi. (VII) Ama şimdi bomboş bunların hepsi. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri devrik cümle değildir? A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve IV. D) IV. ve V. E) VI. ve VII. 13. Aşağıdakilerden hangisinin yüklemi, işin kısa sürede gerçekleşebileceği anlamını taşımaktadır? A) Pencereyi açarsam kuşlar uçuverecek. B) Kısa bir sürede varabileceğimizi söyledikleri yere, ancak yarım saat sonra ulaşacağız. C) Yağmur birden bastırırsa ıslanırsınız. D) Bürosuna hemen gidersem dilekçemi hazırlayabilecek. E) Fotokopicideki işimizi çabucak bitiremezsek son otobüsü kaçıracağız. 14. Masal geleneğinin, söylencelerin büyük ölçüde kaynağı olan Doğu ülkeleri ve Anadolu toprakları I Hattilere, Hititlere, Truva efsanesine ev sahipliği II yapmıştır. Noel Baba’nın da Keloğlan’ın da yaşadığı topraklar buralardır. Alaca Höyük’ün Hattuşaş’ı, III “Yüzüklerin Efendisi” gibi filmlere konu olacak zenginliklerle doludur. Böylesine zengin Antik çağ söy- IVlencelerini ve mitolojilerini barındıran Anadolu, kendi mitoloji ve söylencelerini gün yüzüne çıkarmalı ve dünyaya ciltlerce yapıt hediye etmelidir. V Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 15. “Fahriye Abla”, “Kar”, “Ağrı” ...IBunlar gibi öteki şiirleri de dilin ,IIduyguların en incelikli biçimde işlenişininörnekleridir .III Turgut Uyar’ın ;IV“Çıkışı Türk şiirinde hiçbir şeyle açıklanamaz .V” dediği şairimiz, yüz yaşına bastı. Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 16. Çocuk bir bakıma hamur gibidir. Annesinin, babasının I ona verdiği biçim, onun ileride nasıl bir insan olacağı- II nın göstergesidir. Örneğin, eğer bir çocuk sürekli III eleştirilirse kınama ve ayıplamayı öğrenir. Öç alma ortamında büyürse kavga etmeyi öğrenir. Hoşgörüyle IV yetiştirilirse sabırlı olmayı, aile içinde dostluk ve arka- V daşlık görürse bu dünyada mutlu olmayı öğrenir. Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangileri çıkarılırsa anlamda bir daralma olmaz? A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III. D) II. ve IV. E) IV. ve V. 17. Böyle bir gereksinmeye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyoruz.
     

  3. Aşk'a İnanmışt'ı

    Aşk'a İnanmışt'ı Genel Yönetici Staff Member

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    23.174
    Beğenilen Mesajları:
    2.143
    Bulunduğu Yer:
    ŞANLIURFA
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Skype:
    fehmi56397
    Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir? A) “bir” sözcüğü atılarak B) “gereksinmeye ihtiyacımız” yerine “gereksinmemiz” sözcüğü getirilerek C) “ihtiyacımız” sözcüğü atılarak D) “böyle bir” yerine “bu tür” sözü getirilerek E) “olduğunu” yerine “olabileceğini” sözcüğü getirilerek 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Önümüzdeki yıl derslerine daha çok çalışacaksın. B) Ancak, tatil günlerinde iyice dinleneceksin. C) Yıl sonunda bize güzel haberler vereceksin. D) Sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getireceksin. E) Yeter ki akrabalarını sık sık ziyaret edeceksin. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Alkışlanması gereken ben değil, sporcular. B) Burada en çok hoşuma giden şey, eski evler. C) Geziye katılamamasının nedeni, işlerinin çok olması. D) Bu sorunu yaratan, kardeşim değil, arkadaşım. E) Onu mutlu edecek tek şey, sınavlarının iyi geçmesi. 20. Bazı şeyler hiç eskimiyor, zamana karşı direniyor. Söz gelimi eski televizyon dizileri… Ülkemden kilometrelerce uzakta, elimde kumanda, oturmuşum koltuğa, zamanın bir türlü eskitemediği tanıdık bir diziyi izliyorum: “Uzay Yolu”. Benden başka izleyen var mıdır bilmiyorum ama yayımlandığına göre olmalı. Uzayla ilgili bir dizinin bana memleketimi hatırlatacağını söyleseler inanmazdım ama buram buram 1970’ler Türkiye’si kokuyor bu dizi. Dışarıda güneş: sarı, kuru, çığırtkan… Arizona’da kış yok, sonbahar bile yok, kasıp kavuruyor güneş. Ömrüm boyunca kıştan yakınıp da şimdi böyle bir ortamda olmam, aslında hiç yakınmamam gereken bir durum. Ama ben, güneşten kaçmak için perdeler çekili, tutkuyla “Uzay Yolu”nu izliyorum bugünlerde. Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Neden-sonuç içeren cümleler kullanılmıştır. B) Duygusal ögelerden yararlanılmıştır. C) Düşünceler örnekle pekiştirilmiştir. D) Anlatım bütünlüğü göz ardı edilmiştir. E) Çağrışımla gelen izlenimlere yer verilmiştir. 21. Akşam vapuru, adaların küçük iskelelerine teker teker uğramış, ışıkları seyrede seyrede İstanbul’a ilerliyor. Kış rüzgârıyla çalkalanan deniz yüzünden kapılar çarpıyor, iskelede, sancakta rüzgâr uğulduyor. Koca vapurda bir otobüsün yarısını bile dolduracak kadar yolcu yok. Tenhalığın keyfini çıkara çıkara sohbet ediyorlar. Adalardan İstanbul’un merkezine dönenler bu kadarcık işte. Yaz aylarında vapurları dolduran kalabalıklardan eser yok. Ne koltuğunun altına top sıkıştırmış, burunları güneşten yanmış çocuklar ne de koridorlara yaydıkları piknik örtülerine oturmuş ana babalar… Mevsim, İstanbul’un başka hiçbir yerinde bundan daha büyük söz hakkına sahip olamaz. Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Kişileştirmeden yararlanılmıştır. B) Kimi durumları yeren bir havası vardır. C) İkilemeler kullanılmıştır. D) Karşılaştırmadan yararlanılmıştır. E) Betimleyici anlatım ağır basmaktadır. 22. Şiirlerimdeki, doğayla ilgili ayrıntılar yaşamımdan izler taşıyor. Anadolu’daki küçük bir kasabada, doğanın kucağında bahçeli bir evde büyüdüm. Böceklerin seslerini tanıyan, ağaçlara tırmanan, meyveleri dalından koparan bir çocuktum. Dut ağacı sallamışlığım, dut yemişliğim çoktur örneğin. “Dutluk” şiirini bunların etkisiyle yazdım. Bir yazımın adı da “Ben Doğanın Okulundan Hiç Mezun Olmadım.” oldu. Orada doğanın kucağında kendimi duydum ben hep. Doğa ile şiirlerim arasında bir bağ kurdum. Bu sözlerine göre şair aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir? A) Düşle donanmamış duyguların şiirinin yazılmayacağına inanan B) Öğrenmenin sınırsız olduğunu düşünen C) Şiirlerinde çocuklara seslenen D) Çevresindekilerin etkisiyle şiire başlayan E) Şiirlerinin, çocukluğunda yaşadığı çevreden beslendiğini düşünen 23. Babam her zaman bize şöyle der: Hayatta inişler çıkışlar olabilir. Ama özellikle bir kız çocuğunun, yalnız olduğunda bile ayakta kalabilmesi için öğrenim görmüş olması gerekir. Yaşamda sahip olduğun her şey bir anda yok olabilir ya da yapayalnız kalabilirsin. İşte böyle durumlarda, gördüğün öğrenim, yaşama yeniden başlamana yardım eder. Bu yalnızca kadınlar için değil, birey olarak hepimiz için geçerlidir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Bir babanın çocuklarına olan bağlılığı B) Büyüklerin gençlerden daha deneyimli olduğu C) Okumuş olmanın insanları güçlü kıldığı D) Kız çocuklarının babalarını örnek aldığı E) Geleceğin, düşünerek kurulabileceği 24. Çocukken okuduğum kitapların yüreğimde apayrı bir yeri vardır. Bu kitaplar saçları kurdeleli, ele avuca sığmaz bir çocuk olduğum günleri de bana anımsatır. O kitapların dünyasına girdiğim günleri düşünüyorum. Önce Andersen daha sonra Grimm Masalları’yla tanışınca kitaplardan kopamaz olmuştum. Sonra Heidi’nin serüvenleriyle iç içe olduğum günler başladı. Artık doğayı ve insanları tanıyordum. Aradan nice yıllar geçti, hâlâ onları unutamıyorum. Şimdi bile ne zaman bunalsam bana yaşamın kapısını açan o kitapların bendeki izlerine sığınırım. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir? A) Okunacak kitapların düzeyi yaşa göre değişir. B) Yetişkinlik döneminde okunanların yaşamı anlamada katkısı sınırlıdır. C) Masal okumayanların hayal dünyası yeterince gelişmez. D) Çocukken okunan kitapların etkisi kolay kolay silinmez. E) Okuma zevki yetişme koşullarına göre farklılık gösterir. 25. Ben gerçekte bir dergi yazarıyım. Ama insan ne yazarsa yazsın, birbirinden kopuk olmuyor yazdıkları. Çünkü düşüncelerin kaynağı sizsiniz sonunda. Bir süre sonra yazıları bir araya topladığımda onların bir kitap bütünlüğüyle yayımlanabileceğini gördüm. Güncel olmaktan çok, yarına kalacak, Türkçenin tadını yansıtan bu yazıların dergi sayfalarında unutulup gitmesine gönlüm elvermedi. Bu kitap böyle bir kaygı sonunda ortaya çıktı. Böyle diyen bir yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A) Dergi yazarlığını sıradan bir iş olarak gören B) Kalıcı, nitelikli, birbiriyle konusal açıdan ilgili yazılar yazan C) Düşünceleriyle ön plana çıkmak isteyen D) Yazdıkları herkes tarafından çok beğenilen E) Kendini rahatsız eden sorunları çözmeye çalışan 26. Bir röportajında şöyle diyor: “Yabancı bir kent ne kadar güzel olursa olsun, ana yurttaki sıradan bir kentin bile yerini tutamaz. Türkiye’yi çok özlüyorum. Ben ülkemin şairiyim. Birkaç yıldır şiirlerimi Fransızcaya çeviriyorum. Amacım dünyanın en önemli sanat merkezlerinde biri olan Paris’te, şiirlerimi Fransız edebiyatseverlere duyurabilmek. Ülkemin adından şiirle söz ettirmek, bana gurur veriyor.” Aşağıdakilerden hangisi, bu sözleri söyleyen kişinin bir özelliğidir? A) Ülkesini tanıtma çabası içinde olma B) Farklı yaşam biçimlerine uyum sağlayamama C) Şiirlerinin eskimezliğine inanma D) Yurdundaki sorunlara ilgisiz kalamama E) Başka ülkelerin yaşam biçimini beğenmeme
     

  4. Aşk'a İnanmışt'ı

    Aşk'a İnanmışt'ı Genel Yönetici Staff Member

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    23.174
    Beğenilen Mesajları:
    2.143
    Bulunduğu Yer:
    ŞANLIURFA
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Skype:
    fehmi56397
    27. Öykü kahramanlarımı gerçek insanlardan damıtırım ben. Onların sabırla, inatla peşlerine düşerim. Benim için Anadolu, yalnızca folklorik malzeme deposu değil, öyküsü yazılacak insanların da kaynağıdır. Resmi yapılmadan, öyküsü yazılmadan ne çok insan geçmiştir bu topraklardan. Birkaçı anonim türkülerde yaşamıştır belki. Ancak gazete haberi olunca ayırtına varılan bu insanlar, bana göre öykülerini içlerinde saklayan istiridyelerdir. Böyle olunca da bana, inciyi bulup çıkarmak kalıyor. Böyle diyen bir yazarın öykü kişileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A) Düş dünyalarının gelişmiş olduğu B) Başkaları tarafından da işlenmiş olduğu C) Yeni anlatım teknikleriyle yansıtıldığı D) Anlatılmaya değer gizli yönler taşıdığı E) Örnek alınacak özelliklerinin bulunduğu 28. Öfkeye kapıldığınızda öfkenizi ya bağırıp çağırarak çevrenize yansıtacaksınız ya da kendinizi frenleyerek bastıracaksınız ve gülümsemeyi sürdüreceksiniz. Çalışmalar, her iki yaklaşımın da sağlık açısından zararlı olduğunu gösteriyor. Öyleyse ne yapmalı? Öfkenizi serbest bırakmalısınız ama kontrollü olarak. Bu nasıl olacak? Sorunu belirleyip onu akılcı bir çözüme kavuşturmayı deneyerek… Örneğin birisine sinirlendiyseniz onunla kararlı olarak ama saldırgan olmayan bir tarzda konuşmalısınız. Ya da sizi ne öfkelendiriyorsa olanağı varsa buna hazırlıklı olmak, daha iyisi ondan uzak durmak, doğru bir yol olarak öneriliyor. Bu parçada, öfkelenmeyle ilgili olarak önerilenler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? A) Bir daha oluşmaması için önlem almak B) Yaratan kişiyle sakin ama kesin bir tavırla konuşmak C) Öfkesini denetimli olarak dışa vurmak D) Ortaya çıktığında yapılacakları belirlemek E) Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışmak 29. Bugün çoğu yazarımız günlük deyince yalnızca kişisel duygularını yazmayı anlıyor, çağına tanıklık etmek yerine. Oysa günlükler, edebî bir tür olmanın dışında hem yazarların edebî duruşlarını hem de tanıklık ettikleri dönemi anlamamızın birincil araçlarındandır. Buna göre, özellikle genç yazarlarımızın dikkatle okuması gereken yapıtlardır günlükler. Günlük tutmanın kültürel bir alışkanlık olarak toplumumuzda yeterince yer edinmemiş olması, edebiyatımızda bu türün zayıf kalmasına neden olmuştur. Bu parçada günlüklerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir? A) Yalnızca yazarın yaşamını yansıtmasının yanlış olduğuna B) Yazmaya yeni başlayanlar için yararlı bilgiler içerdiğine C) Özel yaşama ilişkin olanların, okurun ilgisini çekmediğine D) Çok yazılan bir tür olmadığı için gelişmediğine E) Yaşanılan dönemle ilgili bilgiler içerdiğine 30. Büyük ozanımız Cahit Sıtkı Tarancı’nın aynı zamanda bir öykücü olduğunu biliyor musunuz? Hemen belirteyim, öykü yazarı olarak bir Oktay Akbal ya da Orhan Kemal değildir. Ama kendine özgü bir biçemi, kendine özgü bir kurgu yaklaşımı, kendine özgü bir anlatı evreni olan özgün bir öykücü olduğu da kuşku götürmez bence. “Gün Eksilmesin Penceremden”de yer alan kırk üç öykünün en az dörtte üçü tanıklık etmektedir buna. Bu parçaya göre Cahit Sıtkı Tarancı ve öyküleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Kendinden önceki sanatçıları, izlenmeye değer bulmadığı B) Başkalarından farklı bir anlatım biçimi olduğu C) Çoğunun benzer nitelikler taşıdığı D) Kimi yazarlar kadar yetkin olmadığı E) Öykülerini yapılandırırken değişik bir yol izlediği 1. D 2. C 3. A 4. B 5. C 6. E 7. D 8. E 9. D 10. A 11. C 12. B 13. A 14. D 15. D 16. C 17. B 18. E 19. A 20. D 21. B 22. E 23. C 24. D 25. B 26. A 27. D 28. E 29. C 30. A
     

Sayfayı Paylaş