1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Sulhperver Eddâi - Şarkı Sözleri

Konusu 'Şarkı Sözleri' forumundadır ve Painfully tarafından 16 Aralık 2016 başlatılmıştır.

  1. Painfully

    Painfully Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2014
    Mesajlar:
    208
    Beğenilen Mesajları:
    25
    Cinsiyet:
    Bayan
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Sulhperver Eddâi - Şarkı Sözleri

    Ay dünyaya, ben sana tutulurdum
    Unutmayı bilseydim unutmayı unuturdum
    Geceme nurum, nuruma bulutumdun
    Yazık! Bir dünyalık uğruna unutuldum

    Gözlerimiz doymuyordu
    Açlıktan birbirimizi yiyip bitirdik
    Hiç mi özlediğin olmuyordu?
    İnsanlar bahsedildiği kadar da iyi değildi

    Ey iyi bir halt yediğini söyleyenler
    Halt dediğin böyle yenir, öyle yenmez
    Ey dünyayı keşfettiğini söyleyenler
    Ömrünüzde gördünüz mü böyle yerler?

    Hiç seyr-u ettiniz mi dualarda?
    Benim doğamda rengarenk dualar var
    Aşkı geçtim insan bile olamazsın
    Öfkelendiğinde farkın yoksa boğalardan

    Derin bir 'af' çekip şiirler yazmalıyım
    Derhal kurtulup içimdeki kalabalıklardan
    Aşkı geçtim insan bile olamazsın
    Unutma hususunda yarışıyorsan balıklarla

    Saadet elde eder miyiz peki, derdi yoğursak?
    Duamız son model bir araba mı, ev mi yoksa?
    Aşkı geçtim insan bile olamayız biz
    Birbirimizi bir ev kadar sevmiyorsak

    Vicdan, villalardan ağır yüktür
    Azrail'i görür görmez kaçıp gider malın mülkün
    Yetim yüreğini kar kışta ısıtmaya yetmez
    Ateş pahası kalın kürkün

    Olsa olsa kendinden soğutur
    Zamanla dağ gibi göstertir ufacık nohutu
    Gözlerini karanlık dünyama doğru tut
    Tut ki ışık görsün, boy versin tohumum

    Yazsam, sığmazsın kitaplara
    İnsan yaratıldığına inanmaz mı bir damladan?
    Bakmaz mı nohut kadar tohumdan çıkan koca çınarlara
    Çıramı yakma çabasında bin andaval

    Beslemiş oldukları adâvetten
    İçimde cayır cayır yanan aşkı kor sandılar
    İnancım Kalu beladan, aşkım Asr-ı Saadet'ten
    Edebim, zerâfetim Osmanlı'dan

    Seni başıma taç yaptım, kulağıma küpe
    Sitemim seni elimde tutamadığım güne
    O günü gören binlerce şahit var.
    Mesela bir tanığım Ay, bir tanığım güneş

    Onlara sor istersen, merak ediyorsan
    Sor ve inan! Onlar ne diyorsa
    Asâletine hayran Orta Doğu
    Sana hasret Kudüs, seni zikrediyor Şam

    Bütün yıldızlar el ele verip
    Gökyüzüne sensiz geçirdiğim süreyi yazdılar
    Uzak diyarlardan damlayınca küre-i arzıma
    O an pır pır etti ve fırladı yüreğim ağzıma

    Nice güzellikler akıyordu paçalarından
    Habersiz yakalandım aşkına, kaçamadım da
    Yanımda şemsiye de yoktu, aşık oldum sırılsıklam
    Seni unutturan bütün putlar yıkılsınlar!

    Gönlümün Kâbesi'ne ilişmesinler yeter ki
    Bu yara senin eserin
    Bu yüzden hoşnut değilim hiç iyileşmesinden
    İçimdeki karanlığın irileşmesinden

    Git gide büyümesinden, körleşmekten
    Körfezden aramaya çıktık seni dört beş tekne
    Aradık, bulamadık, bunadık
    Beni benden ettiğin bu şehre tez dön, çok bekletme

    Belki yarın olur ben olmam
    Yarını bekleyenler asıl kaybeden onlar
    Ben deniz malum bir duacınız...

    Aşk kimsesizlerin kimsesi, fakirlerin şânı
    Ateşten azâdım, cennete gidişatım
    Aşk ki gönüllerin nuru, ilimlerin şâhı
    Yalnız Aşk dize getirdi onca padişâhı

    Orhan'ı, Fatih'i, Süleyman'ı
    Kasıp kavuran güneşi umursamaz küheylanım
    Adeta süzülür dört nala bir sahra boyu
    Sonunda Bedevilere ulaştırır vaveylamı

    Nurun güneşi ezip yapıyordu aya vurgun
    Aşıktım, kendimi çaya vurdum
    İyi hoş demlenirken sende gitme birden
    Gitme ki beni şiirlendirme...
     

Sayfayı Paylaş