1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Üç Heykel

Konusu 'Başıboş Bölüm' forumundadır ve hürrem sultan tarafından 10 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. hürrem sultan

    hürrem sultan Demirbaşlardan

    Katılım:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.704
    Beğenilen Mesajları:
    754
    İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlarda ilginç hediye,armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarını kaçırmazlardı.
    Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı.
    İstediği; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı 3(üç) insan heykeli yapmasıydı.
    Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
    Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup koymuştu.
    Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar:
    "Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."

    Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti.
    Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.
    Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarı fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı

    Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı.
    Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
    İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
    Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı.
    Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.
    Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:

    "Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
    Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
    En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.
    Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim."


    alıntı
     

  2. _masal_

    _masal_ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.313
    Beğenilen Mesajları:
    308
    Bulunduğu Yer:
    geLeceK karaNLık göLgeLEriNi ßize doğRu uZatmaKta
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Ce: Üç Heykel

    voouuuvv süpermiş :)
     

Sayfayı Paylaş