1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Yılmaz Özdil Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

Konusu 'Kitap ve Dergiler' forumundadır ve mine tarafından 30 Ekim 2014 başlatılmıştır.

  1. mine

    mine Demirbaşlardan

    Katılım:
    5 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.903
    Beğenilen Mesajları:
    106
    Cinsiyet:
    Bayan
    Bulunduğu Yer:
    ankara
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    [​IMG]



    Son 10 yılda yaşadığımız her şey


    "Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil... Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002'de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor."
    Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013

    Bir tablo hayal edin.
    Sanat eseri.
    Miras. Size ait.
    Tuvali, Türkiye coğrafyası.
    Boyası, şehit kanı, alın teri.
    Her sabah uyanıyorsunuz.
    Gururla seyrediyorsunuz.
    Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor
    ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.
    Her sabah bir minik fırça darbesi.
    Usta işi.
    Küçük küçük değişiyor tablo.
    Aniden değil.
    Milim milim.
    Alıştıra alıştıra.
    Yedire yedire.
    Aradan yıllar geçiyor.
    Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!
    Komple değişmiş.
    Dedim ya, kanıksamışsınız.
    Bakıyorsunuz bakıyorsunuz...
    Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.
    Peki ne yapılabilir?
    Fark, nasıl fark edilebilir?
    Orijinal'in aslında ne kadar değiştiği...
    Ne hale getirildiği...
    İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?
    Tek çare var. Kıyas.
    Tablonun ilk haliyle...
    Son halini yan yana koymalı.
     

Sayfayı Paylaş